GEYİK CANDIR!


 
AnasayfaKapıSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Sam@
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 504
Kayıt tarihi : 29/08/07

MesajKonu: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Cuma Ağus. 31, 2007 2:27 pm

Oncelıkle kendı bılgılerımı yazacaım bı konudur yanlısım varsa duzeltın:D
Aslında Osmanlı tarıhı yanlıs bılınıyor bazı cevreler tarafından ve yanlıs anlatılıyor.Bende elımden geldınce bıldıklerımı yazacadım.Cnm sıkılınca yazmak ıyı oluyor:D

-Osmanlı devletten imparatorluga İstanbulun fethıyle gecmıstır.Ama buradakı imparatorluk terımı Avrupadakı gıbı "emperyal" veya "somurgecı" manasında degıl.İnsan ve toplum yapısı,takıp ettıgı cıhansumul siyaset,merkezı ıdare ve salatanat sıstemınden dolayı "devlet-i aliye" karsılıgında kullanılmıstır.

-İstanbul fethınden bır kac ay once Bızans'takı saygın bır kısı olan Lucas notoras(dı galıba) "Turklerın sarıgı Latinerlın kulahından evladır." der.Bu Osmanlının hosgorusunu ve asla somurgecı bır sıyaset ızlemedının gostergesıdır.

-Harem bazılarının sadece padısahın carıyelerı dızdıgı bır yer gıbı bılınır oysa harem enderunun bayanlara hıtab eden kısmıdır bır yandanda.Osmanlıda enderundan yetısen basarılı kısılere gorgulu,bılgılı ve guzel esler haremden yetıstırılır.Ayrıca harem gerekırse bır terzıhane gıbı gıysı dıker veya yemekhane gıbı yemek yaparlardı ıhtıyaca gore.

-Osmanlı matbaayı getırmemesı gelısememesını ve cagı yakalamamasına sebep oldu derler.Ama o gunlere bakınca zate okur-yazarlık azdı ve el yazmalarıyla cogaltılan kıtaplar yetıyordu.Matbaanın gelmemesının en buyuk sebebı ıhtıyac olmamasıdır.Ayrıca 16.yy basında osmanlıcadada matbaa kullanılmısıtr.

-Lale devrıne bolluk ve refah ıcınde padısahların altınları sactıgı bır devır olarak bakarlar.Oysa bzm harcadımız paralar dıger ulkelere gore devede kulak kalır.Yıllarca aynı sarayda kalan Osmanlı padısahları 19 yyda ancak yenı bır saray olarak yıldız sarayını yaptırırlar.Oda ancak dıger buyuk devlet lıderlerının yazlık sarayları kadardur.

-
Devamı gelcek ve duzletcem gece gece bu kdr yazabıldım:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
keep_out
Moderatör
Moderatör
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 180
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 21/08/07

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   C.tesi Eyl. 15, 2007 1:44 pm

tsk ler samet forumumuzda bir kültür atağı başlatalım(yakında ilkeri transfer etcem)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sam@
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 504
Kayıt tarihi : 29/08/07

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Paz Eyl. 16, 2007 11:18 am

ılkerde gelırse olur bu ıs ben yazacak veya c/v yapcak zmn bulamıom kafede bı tek sızle oyun oynuom..Bu arada dwm edem..


-İlk Boğaziçi Köprü Projesi de Sultan İkinci Abdülhamid döneminde yapıldı. 1900 yılında, Anadoluhisarı ile Rumeli Hisarı arasında bir köprü kurulması için yabancı bır sırket calısmaya basladı. Köprü üzerine demiryolu döşenmesi de planlanmıştı. Böylece, Avrupa dan kalkan bir tren Bağdat a kadar gidebilecekti. Ancak iç karışıklıklar ve Sultan Abdülhamid in tahttan indirilmesi o zaman için bu projenin gerçekleştirilmesine engel oldu.


-Osmanlıların ilk Beylik merkezleri ve bir bakıma ilk başkentleri Söğüt Kasabası dır. Daha sonra sırasıyla Yenişehir, Bursa, Edirne ve İstanbul başkent olmustur.Ama bursanın yerı her zmn farklıydı padısahlar genelde dınlenmeye bursaya kacardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   C.tesi Nis. 19, 2008 12:01 pm

Şanlı şerefli Türk tarihinde kendine ait sayfaları altınla işlemiş Osmanlı İmparatorluğu'nda bu gizli kalmış noktaları aydınlığa kavuşturmak lazımdır... İşte bir ucundan tutalım:

---1618 de Cezayirli Küçük Murad Reis'in okyanusa çıkışından 1816'da Cezayir şehrinin İngilizlerce bombardıman edilmesine kadar geçen süre içinde Atlas Okyanusu'nda Türk korsanlarının tam bir hakimiyeti söz konusuydu.

---1622'de Murad Reis'in komutasındaki Türk korsanları İzlanda adasını zaptedip 27 gün boyunca ellerinde tuttular. Bu süre içinde ülkedeki bütün asilzadeler esir edildi, genç kızlar ise Padişah IV. Murad'ın haremine hediye olarak yollandı. Bu kızların sayısının 1500 olduğu söyleniyor Laughing

---1640'ta kırk gemiden oluşmuş bir Türk donanması İngilterenin Bristol kentinin ucundaki Lundy adasını ele geçirdiler ve buraya 15 yıl boyunca hakim olup İngiltere'nin içlerine akınlar düzenlediler.

---1672'de İngilizlerin okyanustaki aktivitesini engellemek üzere Cezayir'den kalkan Osmanlı donanması; İngiltere'nin Amereika'daki sömürgelerini (Newfoundland, Virginia, New England, Jamestown, Port Royale) yakıp yıktı.

---Aynı yıl Karayip korsanları Türk denizcileri tarafından haraca bağlandı (üç ayda bir sandık altın).

---1790 yılında Cezayrli korsanların ABD donanmasına ve ticaret filosuna büyük zarar vermesi üzerine Amerikan Büyükelçisi Cezayir Beylerbeyi olan Gazi Hasan Paşa ile anlaşma imzaladı (altını çiziyorum, bir paşa ile, Osmanlı padişahı Amerikalılarla anlaşma imzalamaya tenezzül dahi etmiyor). Anlaşmaya göre ABD, Cezayir Beylerbeyliği'ne yıllık haraç verecekti. Anlaşma 1816'ya kadar geçerli kaldı. Bu anlaşma ABD'nin bir yabancı devlete vergi verdiği yegane anlaşmadır. Ayrıca kendi dilinin (İngilizce) dışında imzaladığı (Türkçe) tek anlaşmadır. Anlaşmanın orjinal metni hala Amerikan Senatosu'nda bulunmaktadır.

---Dünyadaki en büyük yelkenli savaş gemisi Türkler tarafından inşa edilmiştir. 1829'da Padişah II. Mahmud tarafından inşa edilen bu kalyonun adı, padişaha hürmeten Mahmudiye konulmuştur. O devirde Avrupadaki savaş gemileri standart olarak 74 top taşırlardı, Mahmudiye'nin ise 128 topu mevcuttu. Gemi pek çok savaşa katılmış, özellikle Kırım Savaşı'nda Barbaros Hayreddin Paşa'nın sancağını çekerek Rus donanmasını dağıtmıştır. Mahmudiye, halk tarafından çok sevilmişti; seferlerden dönüşte halk kıyılarda toplanır, gemiyi selamlarlarmış. Limana girdiğinde insanlar geminin tahtalarına el yüz sürerlermiş. Hatta bir ara gemi evliya mertebesine çıkarılmış. Söylentiye göre Hacı Bektaş Veli ve arkadaşlarının ruhları, yatsı namazını Mahmudiye'nin güvertesinde eda edermiş. Bu hikaye bile geminin ne çok sevildiğini gösterir. Ne var ki, II. Abdülhamit zamanında Mahmudiye parçalara ayrılarak müteahhitlere satıldı, memur maaşlarını karşılayabilmek için. İnşaallah ileride Ozan'a (kayıkçı) Mahmudiye'nin planlarını çizdirip inşa ettireceğim. Amin. Laughing
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bluedesign
Moderatör
Moderatör
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 718
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Paz Nis. 20, 2008 9:42 am

İnşallah gemiyi inşa eder de Atlas okyanusunda eskisi gibi Türk rüzgarları estiririz İlker. Bu arada donanması bu kadar güçlü olan bir ülkenin nasıl oluyorda son yıllarında küçük bir kaç gemiden başka deniz kuvveti bulunmuyor anlamıyorum. Var olanla övünmek yersiz önemliolan onu koruyabilmek hatta geliştirebilmektir.

_________________
bakıp kalacaksınız.....
DAHA İYİSİ Mİ????
IF U CAN; MADE IT....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Ptsi Nis. 21, 2008 8:12 am

1853 senesinde Rus donanması, Sinop limanında demir atmış vaziyette duran Osmanlı donanmasına bir gece baskını yaptı. Bu olay tarihe "Sinop Faciası" olarak geçti. Osmanlı donanmasından sadece Mahmudiye Kalyonu sağ kalarak İstanbul'a döndü(yanlış hatırlamıyorsam). Zaten bu facianın sonrasında Kırım Savaşı'na girdik. Ama Mahmudiye Kalyonu baskının öcünü, 1854'te tek başına Sivastopol Limanı'na girip Rus donanmasını dağıtarak aldı..... Sonraları buharlı gemiler icat edildi, ama bizde o teknik olmadığı için İngiltere'den ve Almanya'dan siparişle bir iki tane gemi alabilmişiz. Son dönemlerimizde donanmamıznın güçsüzlüğü bundandır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sam@
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 504
Kayıt tarihi : 29/08/07

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Çarş. Nis. 23, 2008 6:11 am

saolasın Ilker...Parasını verdımız gemılerı bıle vermedıler Ozan bırak bu gavurların alayının kokune kıbrıt suyu:D
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Perş. Nis. 24, 2008 10:08 am

Öyledir Samet, İngiltere'ye sipariş ettiğimiz ve masrafları kuruşu kuruşuna ödenmiş iki zırhlı savaş gemimizi İngilizler bize vermemişlerdi. I.Dünya Savaşı'nın başladığını bahane ederek... Eh, şimdi bile kendi gemilerimizi yabancı ülkelere yaptırmaktayız. Bugün donanmamızın sancak gemisi olan TCG Salih Reis firkateyni bile Almanya'da inşa ettirildi. Yazık. Şu Milgem projesini ilerletseler de yerli malı gemileri hizmete sokabilsek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Cuma Nis. 25, 2008 12:02 pm

Şu güzel inci parçasını buraya almadan olmaz... Kanuni Sultan Süleyman'ın Fransa Kralı Fransuva'ya yazdığı mektup:



Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adıyla.

Ben ki; sultanların sultanı, hakanların hakanı, hükümdarlara taç veren, Allah'ın yeryüzündeki gölgesi; Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Anadolu'nun ve Rumeli'nin ve Karaman'ın ve Diyarbekir'in ve Kürdistan'ın ve Azerbaycan'ın ve Acem'in ve Halep'in ve Şam'ın ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen'in ve dahi nice memleketlerin hakimi; şeref ve nam sahibi atalarımın kahredici kuvvetleriyle fethettikleri, benim dahi ateş saçan silahlarım ve zafer getiren kılıcım ile fethettiğim nice diyarların sultanı ve padişahı; Sultan Bayezid Han oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Han'ım! Sen ki Fransa vilayetinin kralı Fransuva'sın.

Hükümdarların sığındığı kapıma elçinizle mektup göndererek; ülkenizi düşmanın istila ettiğini, şu anda hapiste olduğunuzu bildirip, kurtuluşunuz hususunda bizden yardım talep ediyorsunuz. Söylediğiniz her şey, cihanı idare eden tahtımın ayaklarına arz olunmuştur. Her şeyden haberdar oldum. Yenilmek ve hapsolunmak hayret edilecek bir şey değildir. Gönlünüzü hoş tutup üzülmeyesiniz. Böyle bir durumda atalarımız, düşmanları mağlup etmek ve ülkeler fethetmek için seferden geri kalmamışlardır. Biz de atalarımızın yolundayız ve daima, memleketler ve alınmaz kaleler fetheylemekteyiz. Gece gündüz, her daim, atımız eyerlenmiş ve kılıcımız belimizde kuşanmıştır. Yüce Allah hayırlara bağışlasın. Allahın dediği ne ise o olur. Bundan başka haberleri gönderdiğiniz elçinizden öğreniniz.

Malumunuz ola, böyle bilesiniz!


En son Hüdavendigar tarafından Paz Ağus. 10, 2008 7:16 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Cuma Nis. 25, 2008 12:16 pm

Kanuni Sultan Süleyman'ın bu mektubu üzerine bir hikayeyi de aktaralım:

Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde (1800'lü yıllar) bir Osmanlı elçisi Fransa'da verilen bir davete katılmış. Davette Avrupa'daki ülkelerin elçileri bulunuyormuş. Baş köşede Fransız elçisi... Bizim elçimiz de gelip baş tarafa oturmuş. Fransız sinirlenerek,"Sen kendini Kanuni devrinde mi sandın da geldin başa oturdun?" demiş. Osmanlı elçisinin cevabı ise müthiş:

"Haddini bil! Kanuni Sultan Süleyman'ın devrinde olsaydık, senin oturduğun yerde ben oturuyor olurdum!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bluedesign
Moderatör
Moderatör
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 718
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Ptsi Haz. 09, 2008 2:24 am

ne müthiş bir saltanat ki cumhuriyetle yönetilen devletlerin çoğundan daha demokratik, daha adil... Allah bu devletin iyiliğini isteyen ve bu uğurda çalışan herkesten razı olsun, onların emeklerini boşa çıkarmasın, ebediyen bu topraklarda onların torunları olan bizleri hakim kılsın...

_________________
bakıp kalacaksınız.....
DAHA İYİSİ Mİ????
IF U CAN; MADE IT....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Salı Tem. 08, 2008 5:17 am

1800'lü yılların sonunda Yahudiler, Filistin'de bir Yahudi devleti kurmak arzusundaydılar. Bu amaçla büyük meblağlarda para toplarlar ve Filistin topraklarını satın almak için Osmanlı padişahı Sultan II.Abdülhamid'in huzuruna çıkarlar. Niyetlerini padişaha arz edince,padişahın verdiği cevap muazzamdır:

-Aldığım fiyata veririm.

Yahudiler çaresiz geri dönerler. Çünkü padişahın,"Bu toprakları kan dökerek fethettik,ancak kanımızın son damlasını fedâ ederek geri veririz." demek istediğini anlamışlardır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Salı Tem. 08, 2008 5:50 am

1795'te Lehistan; Avusturya,Rusya ve Almanya'nın ortak saldırılarına maruz kalır. O tarihlerde Lehistan, Osmanlı İmparatorluğu'nun himayesi altındadır fakat Osmanlı Ordusu karışıklıklar yüzünden Lehistan'a yardım edemez. Bunun üzerine Lehistan bu üç devlet tarafından paylaşılır ve haritadan silinir. Ama Osmanlı İmparatorluğu bu durumu kabullenmez.

Dönemin padişahı Sultan III. Selim, yabancı elçileri kabul ettiği rutin bir toplantıda,bütün elçilerin duyacağı kadar yüksek bir sesle "Lehistan elçisi nerede?" diye sorar. Orada hazır bulunmakta olan sadrazam İzzet Mehmed Paşa,"Lehistan sefiri yoldadır,gecikmiştir." der. Osmanlı padişahları, bu tutumunu 127 yıl boyunca devam ettirdi. 127 yıl boyunca,elçilerin katıldığı her toplantıda padişahlar ve sadrazamlar bu diyaloğu sürdürmüşler,olmayan bir devletin olmayan elçisini ısrarla sormuşlardır. Ta ki 1922'de Polonya devleti tekrar kurulana kadar...

Osmanlı;dünyanın en güçlü devletlerine kafa tutarcasına,onlarla dalga geçercesine Lehistan oldubittisini asla kabul etmeyeceğini göstermişti. Doğru,artık eski gücünde değildi koca devlet;ama hâlâ yüce bir şeref ve onur taşıdığını Avrupalıların kafalarına vura vura göstermiş oldu... Bir de şimdiki teslimiyetçiliğe bakın. Yazık.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Salı Tem. 08, 2008 6:04 am

İran hükümdârı Şah İsmail, Osmanlı padişahı Yavuz Sultan Selim'e hediye yollar. Hediye bir sandıktır,ama sandığın içi baştan aşağı insan dışkısıyla doludur. Bu apaçık bir hakaret... Yavuz düşünür,"Bu hakarete nasıl cevap vermeli?". En sonunda Yavuz da bir sandık hazırlatır ve Şah İsmail'e gönderir. Sandık ulaştığında Şah İsmail sandığı açtırır. Bakar ki sandığın içi ekmekler,börekler,çörekler,tatlılarla dolu. Sandığın dibinde de Yavuz Sultan Selim'in kendi eliyle yazdığı bir not vardır:

"Gördün mü İsmail? Herkes kendi yediğinden ikrâm eder."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
punkyc
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 368
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 20/08/07

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Salı Tem. 08, 2008 11:42 am

ilker şu son yazı mükemmeldi teşekkür ediyorum paylaştığın için ya bi kez daha böyle mükemmel atalarım olduğu için gurur duydum ...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Çarş. Tem. 09, 2008 6:25 am

Öyledir Yüksel,Türk olarak doğdumuz için şanslıyız. Küçük bir not daha ekleyeyim:

Roket ilk defa Osmanlı İmparatorluğu'nda icat edildi ve kullanıldı. Roketin mucidi Lagârî Hasan Çelebi 1633'de Sultan IV. Murad'ın huzurunda yeni icadıyla başarılı bir uçuş yaptı. 20 saniyede yaklaşık 300 metre yükseldikten sonra roketin yakıtı bitince Hezârfen Ahmed Çelebi'nin kanatlarıyla denize kondu. Bu suretle gökyüzüne yükselen üçüncü insanoğlu olma şerefine ulaştı (1-Hz. İsa, 2-Hz. Muhammed). Ki zaten Hasan Çelebi uçuşunu gerçekleştirdikten sonra Sultan IV. Murad'ın huzuruna varıp "Padişahım,sana İsa Aleyhisselam'dan selam getirdim!" demiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Perş. Ağus. 14, 2008 6:34 am

Belki bilinen bir şeydir ama yine de yazmayı uygun görüyorum:

Haliç'e köprü inşası ilk defa Leonardo da Vinci tarafından düşünülmüş ve ünlü dahi bu köprünün planlarını çizmiştir. Yanılmıyorsam 1500'lü yılların başında Leonardo da Vinci planlarını Osmanlı padişahı Sultan II. Bayezid'e sunduğu zaman, padişah "Gayr-ı kâbil-i inşâ(İnşa edilmesi imkansız)" diyerek reddetmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Perş. Ağus. 14, 2008 7:09 am

Fatih Sultan Mehmed'in İstanbul surlarını zorlamak maksadıyla 1451'de Edirne'de döktürdüğü topları hepimiz biliriz. Hani bir tanesini beş yüz mandanın çektiği dev toplar. İlginç olan,İstanbul'un fethinden sonra bu toplara ne olduğudur:

1464'te Fatih Sultan Mehmed, mevzubahis topları Çanakkale Boğazı'nı korumak amacıyla boğaz boyunca mevzilendirmiştir. Bu toplar yaklaşık dört yüz yıl boyunca hizmette kalmışlardır.

---1571'de İnebahtı Muharebesi'nde Osmanlı Donanması yakılınca,Haçlılar bunu fırsat bilip Çanakkale Boğazı yoluyla İstanbul'u zorlama girişiminde bulunmuşlar fakat Fatih'in topları yüzünden perişan olmuşlardır.

---1645'te Girit adasına asker çıkaran Osmanlılara misilleme olsun diye Çanakkale Boğazı'na dayanan Venedik donanması da aynı akibete uğramıştır.

---1807'de Sultan III. Selim Rusya ve İngiltere'ye savaş ilan etmişti. İngiliz donanması Marmara Denizi'ne girip İstanbul'u ablukaya almak maksadıyla Çanakkale Boğazı'ndan geçmeye çalışmışlar fakat Fatih'in topları karşısında büyük hasar alıp geri çekilmişlerdir.

---1867'de Sultan Abdülaziz İngiltere hükümdarı Kraliçe Victoria'ya bu topları hediye etmiştir. Bugün hala İngiltere'deki Portsmouth kentinde bir müzede bu toplardan bir tanesini görmek mümkün.

Şimdi düşünüyorum da,acaba bu topları bir yüzyıl daha saklasaydık Çanakkale Savaşı'nda faydalarını görür müydük?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Hüdavendigar
Kullanıcı
Kullanıcı
avatar

Mesaj Sayısı : 82
Kayıt tarihi : 18/04/08

MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   Paz Ağus. 31, 2008 7:25 am

Kanuni Sultan Süleyman'ın son yıllarında Hürrem Sultan,oğlu Şehzade Bayezid'i babasının yerine tahta geçirmek için bazı teşebbüslerde bulunmuş. Fakat Hürrem Sultan'ın zamansız ölümüyle plan açığa çıkmış. Bu durum, Şehzade Bayezid'in hayatının tehlikeye girmesine sebep olmuş. Bayezid,öldürüleceğini anlayınca babası Kanuni Sultan Süleyman'a şu beyiti yazmış:

"Bayezid'ine kıyar mısın benim cânım baba?
Bî-günahım,Hakk bilir,devletli sultânım baba."

Padişahtan cevap aynı güzellikte gelir:

"Ben sana kıyar mıydım Bayezid Han'ım oğul?
Bî-günahım deme,bari tövbe kıl cânım oğul."

Sonuç:Bayezid öldürülür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Osmanlıdan kucuk notlar ve yanlıs bılınenler...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Osmanlı Memlük İlişkileri
» Renkli kucuk kutulara yazi nasil mi yazilir ??
» aleviler kürtmü türkmü
» Osmanlı Mutfağı - Turşu Tarifleri
» merdum-i didem

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
GEYİK CANDIR! :: Kültür-Sanat :: Tarih-
Buraya geçin: